Yurtiçi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mesafe
İstatistikler
Toplam: 34885
Aktif: 5
Bugün: 45
Dün: 116
Revize Yazılar

Bana Ulaşın

        

 

......

Dıraç

Arnavutluk’un dışarı açılan kapısı, Tiran’a yakınlığı ve geniş hinterlandıyla Osmanlı’dan günümüze önemini korumuş bir yer Dıraç. 1925 yılında Tiran kalıcı başkent olmadan önce gerek eyaletin gerekse kurulan devletin yönetim merkezi olan şehre Arnavutlar Durres, İtalyanlar ise Durazzo adını vermişler. Yüz yıldır kullanılmadığından olsa gerek konuştuğum kimse de Dıraç ismini bilemedi.

Kente hiç hesapta yokken Couchsurfing’den olumlu yanıt gelmesi üzerine vakitsiz bir akşamüzeri gittim. Yola çıkmadan evvel 70’i aşkın kişiye internet üzerinden faaliyet gösteren bu uluslararası misafirperverlik servisinden mesaj atmıştım. 4 ülkede geri dönen 3 kişiden biri olan Tea, sağ olsun mihmandarlık yaptı şehrini tanıttı.

Ülkenin en büyük 4. Şehri olan Dıraç, başkente 35 km uzaklıkta ve iki kent arasında dolmuşlar mekik dokuyor. Devasa limanı ve otobüs terminaliyle –ki Arnavutluk’da otobüs terminali pek yaygın değil- başkente göre ulaşılması çok daha kolay bir yer. Brindsi ve Bari’ye yıl boyu seferlerin olduğu kentte tabelaların pek çoğu İtalyanca. Öte yandan İkinci Dünya Savaşı’nda İtalyan hâkimiyetinin sürdüğü ülkede, İtalyanca’da İngilizce’den daha genel geçer bir dil.

Sayfiye ve ekonomik faktörlerin ön planda olduğu şehirde, fotoğrafını çekmeye değer yapı oldukça az. Otogardan sahile kadar 1-2 kilometrelik mesafede tüm şehri turlamak oldukça mümkün görünüyor. Otogara iner inmez ilk gözüme çarpan şey ülkemizde de faal olan kimi firmaların burada ofislerinin olması ve her gün İstanbul’a da seferin bulunmasıydı.

Durrah Bulvarı’ndan Lirya Meydanı’na kadar sağlı sollu dükkânların yer aldığı ana cadde aynı zamanda yerel halkın da alışveriş ve rekreasyon faaliyetlerini yürüttüğü bir yer. Meydanda şehir tiyatrosu, Büyük Cami ve Roma Tiyatrosu yer alıyor. Herhangi bir restorasyon çalışmasının yürütülmediği antik yapılar şehir içinde kaybolmaya yüz tutmuş.

Yine evler arasında kalan, hatta üstüne binaların dikildiği antik kaleye ara yollardançıkarak ulaşıyoruz. Rehberim olmasa imkânı yok gidemezdim zira bahçelerden, dar sokaklardan geçmek gerekiyor burçlara çıkabilmek adına. Çıktığınızda ise antik şehri çevreleyen duvarlar yeşilliklerin arasından belli belirsiz seçiliyor. Ayrıca kentteki Fatih Camii ülkenin en eskilerinden. Yine binalar arasında kalan ve küçük cami olarak da anılan mabet, meydanı geçtiğinizde aynı ismi taşıyan Rruga Xhamia yani Cami Caddesi’nde yer alıyor.

Bahsettiğimiz meydanın arkasında ise Roma Forumu yer alıyor. Yine harabe halindeki taşlar bakımdan mahrum, sadece etrafı çevrili duruyor. Durrah Bulvarını oldukça canlı gördüğümden kentte vakit geçirilecek cafe, restoranların da burada olduğunu düşünüyorum. Haritadan baktığımda da daha büyük, potansiyeli daha fazla bir cadde gözüme çarpmıyor.

Şehirde vaktim oldukça sınırlı olduğundan biraz kısıtlı bilgi verdiğimin farkındayım fakat içimde ukde kalan da bir yer olmadı açıkçası. Ben sanırım ülkenin çok güzel yerlerini gezmedim çünkü gerek Tiran, gerek burası beklentileri tam anlamıyla karşılayan turistik şehirler olmadı. En azından benden anlatması, belki sizlerin yolu düşer de hayran kalırsınız kim bilir?

Önceki: Tiran
Yurtdışı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Saat
Site İçi Arama

İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Omnportal